SEYAHAT

Lyon’da Turistik Yerler!

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Lyon, zengin tarihi geçmişiyle ziyaretçilerini adeta bir açık hava müzesi kıvamında ağırlıyor. Fourviere Tepesi (Colline De Fourviere) Burası neresi? MÖ 43 yılından kalma bir Roma..

Lyon’da Turistik Yerler!

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Lyon, zengin tarihi geçmişiyle ziyaretçilerini adeta bir açık hava müzesi kıvamında ağırlıyor.

Fourviere Tepesi (Colline De Fourviere)

Burası neresi? MÖ 43 yılından kalma bir Roma yerleşim yeri olan Colline de Fourviere, tiyatro, hamam ve bir Odeon’un kalıntılarına ev sahipliği yapmaktadır. Bölge, geçmişte kurulmuş olan Lugdunum isimli antik Roma şehrine dair izlere sahiptir. Bir müzik sahnesi olan Odeon, çoğunlukla konserlerin verildiği bir yapıdır.
Tiyatro 19. yüzyılda ortaya çıkarılmış ve 40 yıl sonra restore edilmiştir. Tepede bulunan antik tiyatro, yapımından 2000 yıl geçmiş olmasına karşın hala sahne performanslarına ev sahipliği yapmaktadır. Haziran ve Temmuz aylarındaki Nuits de Fourvière drama festivali ise bu performanslara tanıklık edebileceğiniz en önemli etkinliktir. Tiyatro geçmişte 10000 kişilik bir kapasiteye sahip olmasına karşın günümüzde sadece orta ve alt teras kısmı kalmıştır.

Eski Şehir (Vieux Lyon)

Burası neresi? Old Town olarak da bilinen Eski Şehir bölgesi, Lyon’un en tarihi yerlerinin başında gelmektedir. Quartier Saint-Jean ve Quartier Saint-Geroges bölgelerinden oluşmaktadır. Katedralin kuzeyinde bulunan bu Orta Çağ bölgesi, dar parke yolları ve küçük avlulu evleri ile oldukça dikkat çekicidir. Bölge sahip olduğu tarihi unsurlar sayesinde 1998 senesinde UNESCO Dünya Mirası Sit Alanı listesine de dahil edilmiştir.
Birçok restoranın bulunduğu bir meydan olan Place Neuve Saint-Jean’i midenizdeki açlığı yatıştırmak ve dinlenmek için değerlendirebilirsiniz. Rue Saint-Jean ve Rue des Trois Maries ise yürüyüş yapmak için en ideal caddelerdir.

Colline De La Croix-Rousse

Burası neresi? Bir yamaçta inşa edilmiş bu tarihi mahalle, 19. yüzyılın başlarında Lyon’daki önemli dokuma merkezlerinden biriydi. Mahalle, caddelerin aşırı eğimi nedeniyle birçok etkileyici merdiven ile birbirine bağlanmaktadır. Mahalle, Les Pentes ve Le Plato olarak iki kısma ayrılmıştır. Burası, her zaman şehrin diğer kalan kısımlarından farklı atmosfere sahip olmuştur. İpek işçilerinin kullandığı tüneller mahallenin en önemli noktasıdır. Bunun yanı sıra İpek İşçileri Evi (Maison des Canuts) ismi verilen küçük müze de görülmeye değer yerler arasında bulunmaktadır. Bu küçük müze, ipekçilik sanatına adanmıştır. Bu müze içinde Jakarlı dokuma tezgahının icadını keşfedebilir ve geleneksel tezgahlarda el dokuma gösterilerinizi izleyebilirsiniz.

Güzel Sanatlar Müzesi (Musée Des Beaux Arts)

Burası neresi? Lyon’un en etkileyici sanatsal mirası, Louvre’den sonra Fransa’nın en önemli güzel sanatlar müzesi olarak kabul edilen Musée des Beaux Arts’ta sergilenmektedir. Hotel de Ville’ye yakın bir konumda bulunan müze, eski bir Benedictine manastırı olan 17. yüzyıldan kalma Palais Saint-Pierre’yi kaplamaktadır.
Müzede 14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar çok önemli tablo ve heykel çalışmalarının bulunduğu Avrupa’nın en büyük sanat koleksiyonlarından biri sergilenmektedir. Koleksiyondaki parçaların bir çoğu Delacroix, Géricault, Rembrandt, Rubens, Poussin ve Véronèse gibi çok önemli sanatçılara ait eserlerden oluşmaktadır. Müzede ayrıca Empresyonist resim ve modern sanat koleksiyonu da bulunmaktadır. Antik sikkeler, tarihi eserler ve grafik sanatları da koleksiyonun diğer önemli parçalarını oluşturmaktadır.

Direniş Ve Sürgün Tarihi Merkezi (Centre D’Histoire De La Résistance Et De La Déportation)

Burası neresi? II. Dünya Savaşı esnasında Lyon, Nazi rejimine karşı büyük bir mücadele vermiş ve bunun neticesinde “Direnişin Başkenti” olarak adlandırılmıştır. Direniş ve Sürgün Tarihi Merkezi, Lyon’da manidar bir şekilde Gestapo Başkanının kullanmış olduğu binada bulunuyor. Merkez, Gestapo döneminde binanın mahzeninde hapsedilen kurbanlara adanmıştır. Merkezde II. Dünya Savaşı’nın başlıca olaylarının anlatıldığı bir kalıcı sergi bulunmaktadır. Merkezde aynı zamanda bir de Belge Merkezi (The Centre de Documentation) yer almaktadır ve bu kısım da halka açık bir şekilde hizmet vermektedir. Merkezi ziyaret edenlere aynı zamanda Lyon’da Gestapo’nun başı olan SS Subayı Klaus Barbie’nin yargılanması ile ilgili bir de belgesel izletilmektedir.

Notre-Dame De Fourviere Bazilikası (Basilique Notre-Dame De Fourviere)

Burası neresi? Colline de Fourviere’ye gelenlerin mutlaka görmesi gereken yerlerin başında Notre-Dame Bazilikası geliyor. Bu çarpıcı kilise, Lyon halkının bir dileği olarak inşa edilmiştir. Söylenen göre Lyon halkı, Fransa ile Prusya arasında 1872-1884 yılları arasında gerçekleşen savaşta şehirlerinin bağışlanması durumunda bir kilise inşa etmeyi istemiştir. Nihayetinde Pierre Bossan tarafından tasarlanarak şehre kazandırılmıştır. Kilise Lyon’u bu savaştan kurtardığına inanılan Meryem Ana’ya ithaf edilmiştir. Bazilikanın içi zengin bir şekilde dekore edilmiştir ve içeride Barok ile Bizans mimari unsurlarına sıklıkla rastlanmaktadır. Görkemli mozaikleri ve muhteşem güzellikteki tabloları ile adeta bir sanat eseri kıvamındadır. İç mekanı gezdikten sonra ise Lyon’un muhteşem şehir manzarasını seyretmek için kuzeydoğu kulesini tırmanmalısınız.

Lyon Katedrali (Primatiale Cathédrale Saint-Jean Baptiste)

Burası neresi? 12. yüzyıldan kalma muhteşem bir yapı olan Lyon Katedrali, 13. veya 14. yüzyılda eklendiği düşünülen vitray pencereleri ile bilinmektedir. 1175’de başlayan kilise inşası ancak 1480’de tam olarak tamamlanabilmiştir. 1392’de yapılmış olan büyük gül penceresi iç dekorasyonda çok güzel bir renk cümbüşü oluşmasını sağlamaktadır.
Katedral, aslında Geç Gotik bir cepheye sahip Romanesk bir yapıdadır. En ilgi çekici yönü ise 1598’de Nicolas Lippius tarafından yaratılmış olan astronomik saattir. Son günlerde astronomik saatin 2084’e kadar çalışacak yeni bir versiyonunun yapılması planlanıyor. 1622’de yapılmış olan “Anne-Marie de la Primatiale” ismi verilmiş çan ise şimdiye kadar yapılmış en büyük çanlardan biridir ve sadece Katoliklere özgü bayram günlerinde çalmaktadır.

Bellecour

Burası neresi? Bellecour sadece Lyon’un değil aynı zamanda Avrupa’nın en büyük yaya meydanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Meydanın tarihi 17. yüzyıla dayanmaktadır. Meydanda bulunan ikonik devasa dönme dolap ise meydana bambaşka bir atmosfer kazandırmaktadır. Saone ve Rhone arasında bulunan meydan, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne de dahil edilmiştir. Meydanın taşları kırmızı renkli olduğundan “Kırmızı Meydan” olarak da adlandırılmaktadır. Meydan, şehri gezenler için şehrin en önemli dört ana caddesini birbirine bağlamaktadır: rue de la République, rue Victor Hugo, rue du Plat ve rue du Président Édouard Herriot. Bu caddeler hem alışveriş yapmak hem de Lyon’un tarihi dokusunu hissetmek için şehirdeki en iyi noktalar arasında yer alıyor.

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL