SİNEMA

Kız Kardeşler!

Gün gelmiyor ki film sektörü biraz durulsun. Her gün, her ay, her yıl farklı kategorilerde filmler vizyona giriyor. Ülkemizi baz alarak Türk yapımı filmlerin; gişe rekorları kırması ve farklı festivallerde..

Kız Kardeşler!

Gün gelmiyor ki film sektörü biraz durulsun. Her gün, her ay, her yıl farklı kategorilerde filmler vizyona giriyor. Ülkemizi baz alarak Türk yapımı filmlerin; gişe rekorları kırması ve farklı festivallerde jüri karşısına çıkması bizi, onurlandırmanın yanı sıra toplumumuzda da film sever popülasyonunun oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.

Selma Karakaş Tutuş Emin Alper’in Kız Kardeşler filmi üzerine bir yazı kaleme aldı.


Bir de bu yapımlar, o an içinde bulunduğumuz duygusal hali pekiştiriyorsa izlenebilirliğini iki katına yüklüyor. Açıkça söylemek gerekirse her film yapımı kendince kaliteli ve değerlidir. Ama ben, aile bağını kuvvetlendiren yapımlara bir başka değer yüklüyorum. Çünkü insanlar, filmlerde ve dizilerde gördüklerini kendilerinde uyarlamaya meyilli oldukları için toplumun yararını gözeterek, ailevi bağı güçlendiren yapımlar, her zaman ön plandadır.


Bu tezimi destekleyecek film önerimse; Emin Alper’in Kız Kardeşler filmi. “Farklı yaşlardaki üç kız kardeş, Reyhan, Nurhan ve Havva, küçük yaşta kasabaya besleme olarak gönderilmiştir. Ne var ki, yanlarına verildikleri ailelerde tutunamazlar ve birbiri ardına baba ocağına geri gönderilirler. Dağ köyündeki evlerinde, birbirlerinden güç alarak ayakta kalmaya çalışan üç kız kardeş, bir yandan da tekrar kasabaya gidebilmek için gizli bir rekabet içine girerler.”


Filmin dramatik yapısının yanı sıra üç kız kardeşin, olumsuz görenen nedenlere bağlı olarak; yıllar sonra bir araya gelip, yüzleşmeleriyse insanın, bam teline dokunmuyor değil. Böyle durumlar için halk arasında kan bağının yüceliğini belirtmek amacıyla şöyle denir ” Kanı çekti” işte Kız Kardeşler filmi, bunu bir kez daha hatırlatıyor bize…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL