SEYAHAT

Kapadokya’nın en’leri!

Doğanın binlerce yıl üzerinde çalıştığı ve oya gibi işleyip muhteşem bir coğrafya yarattığı Kapadokya hangi mevsim giderseniz gidin heyecanla gezeceğiniz yerlerden. Tüm dünya onu peribacalı çehresiyle ve otantik dokusuyla tanıyor olsa da..

Kapadokya’nın en’leri!

Doğanın binlerce yıl üzerinde çalıştığı ve oya gibi işleyip muhteşem bir coğrafya yarattığı Kapadokya hangi mevsim giderseniz gidin heyecanla gezeceğiniz yerlerden. Tüm dünya onu peribacalı çehresiyle ve otantik dokusuyla tanıyor olsa da bilinen bilinmeyen daha birçok en’i var.

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Kapadokya’da sayısı bilinen 36 yeraltı şehri var. Ama henüz keşfedilmemiş başka yerler olduğuna da kesin gözüyle bakılıyor. Nevşehir – Niğde kara yolu üzerindeki Derinkuyu Yeraltı Şehri ise bulunmuş olanların en büyüğü ve yer altına kazılmış koca bir plaza gibi, tam 8 katlı! 1963’de tesadüfen bulunan bu koca şehrin yer altındaki derinliği ortalama 50 metre.

Avanos Saç Müzesi

Bu müze sadece memleketin değil, dünyanın da en ilginç müzelerinden biri. 1979 yılında Avanoslu çömlek sanatçısı Galip Körükçü, namı diğer Chez Galip’in kurduğu müzenin hikayesi ise yarım kalan bir aşkla başlamış. Sanatçının kalbini çalan turist Fransız kadın tatil bitip de ülkesine dönerken sevgilisinin eline hatıra olarak bir tutam saçını kesip bırakmış. ‘Beni unutma’ manasını taşıyan bu ilk saç tutamının devamını ise atölyeyi ziyaret ettiklerinde hikayeyi öğrenen kadınlar getirmiş. Gel zaman git zaman müzeyi müze yapan kadın saçlarının toplamı 16.000’i aşmış. 500 metrekarelik kocaman bir mağarada bulunan müze 1998’in Guinness Rekorlar Kitabı’na da adını yazdırmış. Üzülerek söyleyelim erkek gezginlerin bu müzeye saçlarını bırakma gibi bir şansı yok, sergilenen eserler sadece kadınlara ait.

Balon Turu

Eminiz ki herkesin bir yere not etmese de gönlünden geçen bir ‘ölmeden önce yapılacaklar listesi’ vardır. İşte Kapadokya’nın semalarından balonla yeryüzüne bakmak da bu listeye dahil edildiğinde hiç pişman olmayacağınız maddelerden. Güneşin nazlı nazlı doğuşu, peribacalarının renkten renge girişi, vadilerin güzelliği ve nicesi…

Göreme Açık Hava Müzesi ve Ihlara Vadisi

Hangisi daha özel deseniz ikisinin de yeri ayrı. Göreme Açık Hava Müzesi M.S. 4. yüzyılda ilk Hristiyanlarca kurulan bir ilim- bilim merkezi. Kayseri Piskoposu St. Basil’in bölgeye gelerek inancını yaymaya çalışmasıyla başlayan bu ilim hareketi 13. yüzyıla kadar tam gaz sürmüş. Kayalara oyularak yapılmış onlarca ibadethane, manastır ve kiliseyi hem hayranlık hem de şaşkınlıkla gezeceğiniz bu devasa alan 1985’de UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne adını yazdırmış. Göreme Açık Hava Müzesi’ni yazın 08:00 – 19:00, kışın ise 08:00 – 17:00 saatleri arasında gezebiliyorsunuz.

Vadiler

Kapadokya vadilerinin tek özelliği peribacalarıyla dolu olmaları değil; bazıları nereye çıktığı bilinmeyen derin mağaralarla, bazıları da güneşin geçerken renklerini bıraktığı kayalarıyla tanınıp biliniyor. Tam anlamlı bir keşif ya da biraz heyecan yaşamak için tur şirketleri bu vadilerde safariler düzenleniyor. İsterseniz at sırtında, bisikletle ya da ATV – Jeep ile sürüş keyfi yaparak serüven yaşayabiliyor; isterseniz yanınızda sevdiceğiniz, çantanızda şarap bir gün batımı romantizmi yapabiliyorsunuz.

Çömlekçilik

Avanos’un çanak çömleği Kapadokya’nın da sanatçı kimliği. Babadan oğula geçen bu çok eski zanaatın temellerinin Hititler döneminde atıldığı, zaman geçip geleneksel bir sanata dönüşünce de bu işi bilmeyene kız verilmediği söyleniyor. Mesele elbette bekar kalıp kalmamak değil, çömlek yapmak, daha doğrusu yapmayı denemek inanılmaz iyi hissettiren bir terapi. Avanos’ta hem kendi üretimlerini yapıp satan hem de meraklısına bu işi çark başında deneme imkanı sunan birçok atölye var. Yani kendi hediyeliğinizi kendiniz yapabilirsiniz.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL