SEYAHAT

İlginç bir seyahat deneyimi için hazır olun!

Bir ülkenin tarihini anlamak için yapılabilecek en iyi şey, o ülkenin yaşadığı felaketler ve acılarla empati kurabilmektir. Bu nedenle de son yıllarda gezginlerin tercih ettiği bir turizm çeşidi var. Adı..

İlginç bir seyahat deneyimi için hazır olun!

Bir ülkenin tarihini anlamak için yapılabilecek en iyi şey, o ülkenin yaşadığı felaketler ve acılarla empati kurabilmektir. Bu nedenle de son yıllarda gezginlerin tercih ettiği bir turizm çeşidi var.

Adı literatürde Dark Turizm olarak geçen bu turizm çeşidi Türkçeye Hüzün Turizmi olarak çevrilmiş. “Hüzün” denmesinin nedeni ise, bu seyahat deneyiminin tarihsel olarak trajediyle ilişkili toplama kampları, savaş alanları, mezarlıklar ve zindanlar gibi hüzünlü yerleri kapsaması.

Her şeyden önce buradaki “dark” tabiri kelimenin tam anlamıyla değil, mecazi olarak ifade edilmekte. Bu “kara” bağlamı sizin yaptığınız seyahati değil de tarihin o zamanında yaşanan talihsizlikleri ve zor zamanları temsil etmekte. Genel olarak ise dark turizm, bir şekilde ölüm veya felaketle bağlantılı yerlere seyahat olarak kabul ediliyor.

Çernobil Nükleer Santral Etki Alanı / Ukrayna

Kuzey Ukrayna’da meydana gelen insanlık tarihinin en kötü nükleer santral felaketi olarak kabul edilen Çernobil patlamasında on binlerce kişinin hayatını kaybettiği acı bir gerçek. Turizm ve çevre örgütleri, patlamadan sonra tahliye edilen Pripyat şehrine ve çevresine nükleere karşı bilinçlendirme amacıyla turlar düzenlemekte.

Pompei / İtalya

İtalya seyahatinin olmazsa olmaz destinasyonlarından birisi olan Pompeii’de gerçekleşen yanardağ patlaması sonucu şehir yüzyıllar boyunca kül altında kalmış. 17. yüzyılda yapılan kazı çalışmaları sonucunda ziyarete açılan bölge hemen her turistin ilgisini çeken bir yer aslında.

Auschwitz Toplama Kampı / Polonya

Kapısının üzerinde Almanca “çalışmak özgürleştirir” yazısının bulunduğu bu yer İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa Yahudileri’ne karşı kurulmuş bir toplama kampı. Polonya’da yer alan Auschwitz’de 1 milyondan fazla insanın katledildiği biliniyor. Günümüzde bölgeye binlerce turistin ziyaret ettiği günlük turlar düzenlenmekte.

Oradour-sur-Glane Kasabası / Fransa

1944 yılında İkinci Dünya Savaşı sırasında işgal edilen Fransız kasabasında yaşayan insanların neredeyse tamamı yakılarak öldürülmüş. Olay üzerine bölgeyi ulusal anıt ilan eden Fransa, kasabayı olduğu gibi bir açık hava müzesine dönüştürmüş.

Hiroşima Atom Bombası Kubbesi / Japonya

1945’te Amerika tarafından Hiroşima kentine atılan atom bombasının merkezine çok yakın bir konumda bulunan valilik binası A Bomb Dome isminde bir sergi merkezine dönüştürülmüş. UNESCO tarafından koruma altına alınan binanın çevresinde bulunan alan ise Hiroşima Barış Anıtı Parkı olarak düzenlenmiş durumda.

Berlin Duvarı / Almanya

İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika ve Sovyetler arasında iki ayrı yönetime sahip olan Berlin’de 27 yıl boyunca şehri ayıran bir duvar bulunmaktaydı. 1988 yılında yıkılan duvar, yıllar boyu şehrin diğer yakasına kaçmaya çalışan insanlar için ne yazık ki bir ölüm noktası durumundaydı. Günümüzde graffitiler ve barış sözleriyle süslenen duvarın kalıntıları Almanya’da en çok turist çeken yerler arasında.

Sedlec Ossuary Kilisesi / Çek Cumhuriyeti

Halk tarafından kutsal toprak sayılan bir mezarlık üzerine kurulan bu kilise, zamanla kolera salgınında mezarlıkta yer kalmaması nedeniyle çıkarılan insan kemikleriyle dekore edilmiş. Dönemin Schwarzenberg Dükü tarafından yaptırılan bu kilise günümüzde olduğu gibi bir müzeye dönüştürülmüş.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL