SİNEMA

Her kadının mutlaka izlemesi gereken filmler!

Unutmayın; bu filmler, doğru zamanda keşfedildiklerinde hayatınızı değiştirebilir.  Mustang İnebolu’da geçen bir hikayeyi ele alan Mustang, beş kız kardeşin özgürlükleri için verdikleri mücadeleye odaklanıyor. Lale ve kardeşleri oynadıkları bir oyunun..

Her kadının mutlaka izlemesi gereken filmler!

Unutmayın; bu filmler, doğru zamanda keşfedildiklerinde hayatınızı değiştirebilir.

 Mustang

İnebolu’da geçen bir hikayeyi ele alan Mustang, beş kız kardeşin özgürlükleri için verdikleri mücadeleye odaklanıyor. Lale ve kardeşleri oynadıkları bir oyunun çevreleri tarafından beklenmedik bir skandala dönüştürülmesi sonucu adeta ev hapsine mahkum olurlar. Bu durum öyle bir noktaya sürüklenir ki evde evlilik planları dahi yapılmaya başlanır. Ancak beş kardeş üzerlerinde kurulan bu baskıları yenip özgürlüklerine kavuşmak için yeni yollar arayacaktır.

Antonia’nın Yazgısı

Bilinen adı Antonia’s Line olan 1995 yapımı film Marleen Gorris tarafından yazılmış ve yönetilmiştir. Yönetmen feminist görüşünü en net olarak bu filmde yansıtmıştır. 1996’da Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı dahil pek çok ödül kazanan bu feminist sinema klasiği, doğup büyüdüğü Hollanda’daki topraklara yıllar sonra geri dönen ve birçok sorunla karşı karşıya kalan Antonia adlı genç kadının yaşadıklarını ele alır. 40 yaşındaki Antonia, kocası olmadan, ergenlik yaşında olan kızı ile burada yeni bir hayat kurmayı planlar. Köyün katı geleneklerine meydan okumasına rağmen başarılı bir çiftçi olur ve birçok köylü tarafından sevilir.

Kaldırım Serçesi (La Vie en Rose)

Yaşama, şarkı söyleme ve sevme hakkı için zor bir mücadele veren Fransız diva Edith Piaf’ın içe işleyen ve etkili biyografisi. Piaf’ın zamanındaki Paris’i inanılmaz bir şekilde betimleyen, gerçek bir başyapıt.

Mona Lisa Gülüşü (Mona Lisa Smile)

Mona Lisa Gülüşü, sinemanın en derin hallerindendir. Bu film, size onurun, cesaretin ve amaç sahibi olmanın değerini öğretecek. Ama asıl önemli olan bu değil; film, kişinin aslen kendinin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor.

Milyon Dolarlık Bebek (Million Dollar Baby)

Milyon Dolarlık Bebek, tavizsiz gerçeklik çıkarımı ile baştan sona büyüleyici bir film. Hayatın gerçek şiddetini ve zalimliğini açıkça gözler önüne seriyor. Hayat bazen yalnızca kararlı, korkusuz, azimli kişilerin baş edebileceği mücadeleler getirebiliyor.

Şeytan Marka Giyer (The Devil Wears Prada)

Moda dünyası, tartışmasız güzel. Ama aynı derecede de acımasız. En küçük hata bile, tepeden düşüşün habercisi olabilir. Filmin yapımcıları, didaktik bir film iddiasında değiller elbette. Diğer komedi-dram filmleri ile benzerlikler gösteriyor. Yine de müthiş bir yapım – hafif, eğlenceli ve özgün bir film. 

Tatlı Bela (Erin Brockovich)

Erin Brockovich’in güçlü, ama bir yandan da hassas bir kadının hikayesi. İçinde bulunduğu şartlarda, sıradan kadınsal zayıflıklar, müsaade gösterilemez lüksler. Erin, deha olmayabilir; ancak azmi ve insanlar için duyduğu endişeler, imkansızı başarmasını sağlıyor: Büyük bir şirkete karşı kazanılan bir zafer.

Frida

Unutulmaz bir kadın, insan doğasındaki kalıtsal asilik, bastırılamayan arzular ve yoğun enerji hakkında çarpıcı bir film. Frida, yalnızca harika bir sanatçının hikayesini değil; aynı zamanda da sevgisi ve ailesi her şeyden önce gelen bir kadını anlatıyor. Filmin müziklerinden de bahsetmeden geçmemek gerek.

Bulutların Üzerinde (Head in the Clouds)

Bulutların Üzerinde, film için rastgele seçilmiş bir isim değil; karakterlerin, kendilerini içinde buldukları ruh halini tanımlıyor – deliliği ve yoğun duygusal deneyimleri içeren bir ruh halini, aynı anda hem yükselten hem de ne yazık ki gerçeklikle olan bağlantıyı koparan bir ruh halini… 

Coco Chanel’den Önce (Coco Before Chanel)

Yetimhanede başlayıp, kabare şarkıcılığına uzanan daha sonra da dünyanın en önemli modacısı olma yolunda ilerleyen, masal gibi bir hayat. Gerçek adı Gabriella Chanel olan Coco Chanel’in Paris’e taşınmadan ve ünlü olmadan önceki yaşamından kesitleri sergileniyor.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL