SİNEMA

En İyi 10 Politik Filmi!

Her döneme damgasını vuran olaylar veya kişiler elbet vardır ve hikayelerinin de bir şekilde bilinmesi gerekir. Bu sanatın ya da en azından sinemanın görevi değildir belki ama, bize derdini anlatmak..

En İyi 10 Politik Filmi!

Her döneme damgasını vuran olaylar veya kişiler elbet vardır ve hikayelerinin de bir şekilde bilinmesi gerekir. Bu sanatın ya da en azından sinemanın görevi değildir belki ama, bize derdini anlatmak isteyen, farkındalık yaratmak isteyen ve huzursuzluğunu dile getirmek isteyen birçok sanatçı var.

Bunu da yarattıkları eserlerle, çektikleri filmlerle yapıyor birçoğu. İç yüzünü bilmediğimiz çok sayıda hikayenin aslını, izlediğimiz filmlerden veya okuduğumuz kitaplardan öğreniyoruz.  Farklı perspektiften anlatılmış, tarihe ışık tutan ve size inandığınız şeyleri sorgulatacak tüm zamanların en iyi siyasi filmler listesini hazırladık.

10. Il Conformista (Konformist) – 1970 – IMDb: 8,1

The Conformist, politik-dram türünde bir Bernardo Bertolucci filmi. Paris ve İtalya’da çekilen film, Mussolini’nin iktidarda olduğu baskıcı ve faşist döneme denk geliyor. Bertolucci de bu vesileyle bol bol siyasi göndermeler yapıyor. Baş karakter Marcello konformist bir devlet ajanıdır ve her koşulda içinde bulunduğu duruma ayak uydurup sadece görevini yapanlardandır. Ajan olmadan önce, bir adam öldürmeyi aklından bile geçirmeyen ve sadece bilgi toplayıp para kazanacağını düşünen Marcello’ya önemli bir suikast görevi verilir. Hem de öldürmesi beklenilen kişi üniversitede derslerine girdiği hocasıdır. Bu andan sonra bir değişim içine girer. Arada geri dönüşlerle Marcello’nun geçmişinden kesitler izleriz ve onun küçüklüğünden beri korkak ve çekingen biri olmasının altında yatan sebepleri öğreniriz. Burada Bertolucci karakterin üzerinden sert bir toplum ve faşizm eleştirisi de yapar. Marcello kendisine verilen bu görev yüzünden vicdanıyla bir hesaplaşmaya girer ve hayatını sorgulamaya başlar.

9. Hotel Rwanda (Hotel Ruanda) – 2004 – IMDb: 8,1

2004 yapımlı bu filmin yönetmeni Terry George. Ruanda Soykırımı’nı konu alan, tamamen gerçek olayların anlatıldığı filmin konusu ise şöyle: Sömürgeci ülke Belçika, Ruanda halkını aynı etnik köken ve aynı ulusa sahip olmasına rağmen zenginler ve zengin olmayanlar olarak iki ayrı ulusa böler. Hutular ve Tutsiler. Bunlardan daha zengin olan Tutsilere çeşitli konularda ayrıcalık gösterilir ve bu durum bir süre sonra bir kaosa ve soykırıma dönüşür. Bir Hutu olan ve Tutsi bir kadınla evli olan Paul aynı zamanda bir otel müdürüdür ve katlim başladığı sırada ailesini kurtarıp otele yerleştirir. Ancak bir süre sonra durumun ciddiyetinin ve vehametinin farkına varır ve hem Hutu hem de Tutsi’lerden kurtarabildiği herkesi otele alır. Otel mülteci kampına dönmüştür. Birleşmiş Milletler ve diğer batı ulkeleri Ruanda’da yaşanan bu katliama seyirci kalmıştır ve film de bunun eleştirisini yapar.

8. Persepolis – 2007 – IMDb: 8,1

2007 yapımı animasyon türünde bir film olan Persepolis, İran’da şah devrildikten sonra olan olayları anlatır. Halkın yaşadıkları onca kötü şeyden sonra her şeyin düzeleceğini ve demokratik bir düzene kavuşacaklarını sanar hayal kırıklığı yaşarlar. İslami devrimin gelişini küçük bir kızın, Marjane’in gözünden izleriz. İlk başlarda yaşanılanların farkına varamayan, durumun ciddiyetini anlayamayan Marjane büyüyüp genç bir kız olduğunda, ailesiyle birlikte alıştığı yaşama devam edemediğini ve etrafının yasaklarla çevrili olduğunu görür. Bu hayata uyum sağlamaya çalışırken bocalar ve ailesi onu okumak için Avrupa’ya gönderir. Orada da Avrupa halkının farklı yaşam tarzı ve umursamazlığıyla karşılaşan Marjane iki tarafta da bir türlü mutlu olamaz ve her şeye rağmen ailesinin yanına geri döner. Marjane Satrapi’nin kendi hayatını anlattığı otobiyografik çizgi romanından sinemaya uyarlanan bu filmi izlediğinizde, o dönemdeki olayların, günümüzde yaşananlarla çok da uzak olmadığını göreceksiniz.

7. Z (Ölümsüz) – 1969 – IMDb: 8,2

Costa Gavras’ın yönetmenliğini yaptığı Z Türkçeye “Ölümsüz” olarak çevrildi. Vassilis Vassilikos’un aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan ve çıktığı dönem ülkemiz de dahil birçok ülkede yasaklanmış olan bu cesur film, 1963’te Yunanistan’da bir suikast sonucu hayatını kaybeden solcu parti milletvekili Grigoris Lambrakis’in öyküsünü konu alıyor. Seçimden önce küçük bir kasabaya konuşma yapmaya ve parti üyeleriyle buluşmaya gelen Lambrakis polis yetkilileri tarafından engellenmeye çalışılır. Konuşma yapacağı salonda toplanılmasına izin verilmez. Binlerce insanın dinlemeye geldiği konuşma için 200 kişilik bir salon verilir. Lambrakis konuşmasını burada yapar, dışarıda kalanlar ise hoparlörler aracılığıyla konuşmayı dinlerler. Ancak bu durum daha sonra kitlelerin kışkırtıldığı gerekçesiyle Lambrakis’in aleyhine çevrilir. Toplantı salonundan çıktıktan sonra ise aşırı sağcı Kralcı Hristiyan Örgütü tarafından saldırıya uğrar. Sonrasında soruşturma açılır ancak yerel polisler delilleri karartmaya çalışır, emniyet görevlileri hiçbir ceza almaz, olaya şahit olan diğer partililer “kazara” ölür.

6. V For Vendetta – 2005 – IMDb: 8,2

Hemen hemen hepimizin bildiği, ülkemizde de birçok seveni olan bu filmi listeye almasak haksızlık olurdu sanırım. Filmin yönetmeni James McTeigue, senaryosu ise Matrix’in yaratıcıları olarak tanıdığım Wachowski kardeşlere ait. Aslı, Alan Moore’un yazdığı ve David Lloyd’un resimlediği bir çizgi roman olan ve sinemaya uyarlanan bu politik film, baş karakterimiz V’nin Evey (Natalie Portman)’ı kurtarması ve “5 Kasım’ı Hatırla!” sloganıyla yaptığı eylemlerle halkı hareketlendirmeye çalışmasıyla başlıyor.

5. Citizen Kane (Yurttaş Kane) – 1941 – IMDb: 8,4

Tüm zamanların en iyi filmlerinden sayılan Citizen Kane’le listemize devam ediyoruz. Orson Welles’in ilk uzun metrajlı filmi olan Yurttaş Kane aynı zamanda film ve kamera teknikleri açısından da sinema tarihinin en yenilikçi filmi olarak da kabul edilir. Film konusu itibariyle hem çekildiği döneme hem de bugüne yapılmış bir eleştiridir. 120 dakika boyunca medyanın insanlar ve siyaset üzerindeki etkisini tartışır. Şimdiye kadar medyanın birçok filme konu olduğunu görüyoruz. Medyanın kontrol ve insanları etkileme ya da manipüle etme gücü o kadar yüksek ki her dönemde bu değişmiyor ve konu olabiliyor.

4. The Great Dictator (Büyük Diktatör) – 1940 – IMDb: 8,5

1940 yapımı bu unutulmaz politik komedi Charlie Chaplin’in ilk sesli filmidir. Filmde verilen mesaj günümüz dünyası için de hala güncelliğini koruyor. Chaplin, Adolf Hitler parodisi olan Adenoid Hynkel adlı bir diktatörü ve Yahudi bir berberi canlandırıyor. Berber 1.Dünya Savaşı’nda Tomanya ordusunda savaşır. Çok iyi bir asker olmasa da Schultz adlı bir subayın hayatını kurtarır. Ancak sonrasında geçirdiği bir uçak kazasında yaralanır ve hafızasını kaybeder, senelerce hastanede yatar. O sırada Adenoid Hynkel adında bir diktatör Tomania’nın başına geçer ve Yahudilere karşı bir savaş başlatır. Yahudi Berber hastaneden çıkıp evine dönerken Hynkel’in askerleri ile karşılaşır. Askerler Yahudileri toplama kampına götürmek için gelmişlerdir ve Yahudi Berberi görünce onu Hynkel’e benzerliği yüzünden büyük diktatörleri zannederler ve olaylar karmaşık bir hal alır.

3. Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb (Dr.Garipaşk) – 1964 – IMDb: 8,5

A Clockwork Orange’tan da bildiğimiz ve sevdiğimiz usta yönetmen Stanley Kubrick’in 1964 tarihinde çektiği bu film Peter George’un Red Alert adlı romanının sinemaya uyarlamasıdır. Kara mizah/politik komedi türündeki film 2.Dünya Savaşı sonrasında ABD ve SSCB’nin uyguladığı politikaları eleştiriyor. Savaştan sonra dünyada kutuplaşma başlamıştır ve taraflar çılgınca silahlanmaya gider. Bu çılgınlığın son noktası da nükleer silahtır. Amerikalı bir general olan Ripper gizli bir kod aracılığıyla nükleer savaş emri verir. Bu gizli koddan Amerika başkanı da dahil kimsenin haberi yoktur. Emrin geri dönüş kodunu ise sadece emri veren General Ripper bilir. Bunun üzerine Amerika kırmızı alarma geçer ve bir toplantı düzenlerler. Rus Büyükelçisi dünyadaki tüm canlıların yaşamını sonlandırabilecek güçte bir nükleer silahın devreye gireceğini söyleyince, çareyi eski Nazi bilim adamı Dr.Strangelove’a danışmakta ararlar. Dr.Strangelove’ın önerisi de bir o kadar ilginçtir. Başrolde yer alan Peter Sellers Yüzbaşı Mandrake, Başkan Muffley ve Dr.Strangelove olmak üzere üç farklı karakteri başarılı bir şekilde canlandırıyor ve filmi izlerken üçünün de aynı karakter olduğu anlaşılmıyor bile.

2. Das Leben Der Anderen (Başkalarının Hayatı) – 2006 – IMDb: 8,5

“Başkalarının Hayatı” olarak Türkçeye çevrilen, Florian Henckel von Donnersmarck’ın yazıp yönettiği politik gerilim ve dram türündeki bu Alman filmi, Berlin Duvarı’nın yıkılışının 5 yıl öncesinden başlıyor. Almanya’nın gelişmiş gizli istihbarat ağı Stasi için çalışan Gerd Wiesler’in görevi, ünlü sanatçı ve oyun yazarı Georg Dreyman ve sevgilisi Christa-Maria Sieland’ı gizlice gözetleyip ve dinleyip ihbar etmektir. Doğu Almanya Hükümeti son zamanlarında iktidarını ancak bu şekilde, başkalarının hayatını gözetleyerek sürdürüyordur ve bunun sonucunda binlerce kişi fişlenmiştir. Yarbay Anton Grubitz, Wiesler’i Dreyman’ın yeni oyununun galasına davet eder ve bununla birlikte yeni görevi başlar.

1. Schindler’s List – Schindler’in Listesi – 1993 – IMDb: 8,9

En iyi siyasi ve politik filmler listemizin 1 numarasına geldik. Steven Spielberg’in bu güzide filmi birçok ödül sahibi ve “Tüm Zamanların En İyi Filmleri” listesinde de üst sıralarda yer alıyor ve aynı zamanda da ABD Ulusal Film Arşivi’nde de muhafazaya alınmış. Konusu ise şöyle ilerliyor: 2.Dünya Savaşı zamanında bir iş adamı olan Oskar Schindler Almanya’ya iş kurmak için gelir. Nazi partisi üyesidir ancak onlarla bir yakınlığı yoktur. Bu sırada Yahudi soykırımı başlar. Schindler’in yardımcısı Itzhak belgelerde oyanamalar yaparak bazı yahudileri fabrikaya alır ve toplama kampına gönderilmekten kurtarır.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL