SİNEMA

Çekimleri Kabusa dönen 5 Film!

The Abyss (1989) Uzaylıların dünyayı ziyaret ettiği filmler listesinde mutlaka adından bahsedeceğimiz 1989 yapımı The Abyss filmi, kayıp bir nükleer denizaltıyı bulmak üzere görevlendirilen sivil kurtarma ekibinin dünya dışı gizemli..

Çekimleri Kabusa dönen 5 Film!

The Abyss (1989)


Uzaylıların dünyayı ziyaret ettiği filmler listesinde mutlaka adından bahsedeceğimiz 1989 yapımı The Abyss filmi, kayıp bir nükleer denizaltıyı bulmak üzere görevlendirilen sivil kurtarma ekibinin dünya dışı gizemli bir varlığı keşfetmesini konu alıyor. Denizin yine insanlar için bilinmezliği simgelediği film, aksiyon açısından başarılı bir yapım. Ancak oyuncular açısından durum hiç de zannettiğiniz gibi değil. Oyuncular açısından film, suyun altında geçen uzun saatler ve meşakkatli çekimlerden ibaret. Vurgun yeme riskiyle cebelleşen oyunculardan Mary Elizabeth Mastrantonio, fiziksel ve duygusal açıdan yıpranma noktasına gelirken; Ed Harris de kaskına su dolması sonucu bir hayli su yutmuş. Yönetmen James Cameron, film için “Çekimlerin zor olacağını biliyordum ama bu kadar zorlu olacağı hakkında bir fikrim yoktu. Bunu bir daha yapmak istemiyorum.” diyerek filmin ne kadar zor çekildiğini ifade ediyor.


Apocalypse Now (1979)


Vietnam Savaşı üzerine çekilmiş en önemli başyapıtlardan biri olan, Francis Ford Coppola imzalı Apocalypse Now‘ın prodüksiyonu Filipinler’de yapılan çekimler sırasında karşılaşılan kötü hava şartları nedeniyle tam anlamıyla bir kabusa dönüşmüştü. Kötü hava şartları nedeniyle setlerin yıkılması prodüksiyonun uzamasına neden olurken, filmin bütçesinin de kabarmasıyla sonuçlanmıştı. Francis Ford Coppola ve Marlon Brando arasında yaşanan tartışmalar da böyle görkemli filme gölge düşüren olaylardan biri. Filmde canlandırdığı Kurtz karakterinin repliklerinin çoğunu doğaçlamayla değiştiren Marlon Brando, Coppola’yı kendisini filmden kovma noktasına getirmiş. Usta yazar Joseph Conrad’ın Türkçeye Karanlığın Kalbi olarak çevrilen Heart of Darkness romanından esinlenen film için Coppola, Marlon Brando’dan romanı okumasını defalarca istemesine rağmen, Brando bu talebi reddetmiş. Bunun üzerine yönetmen, sette oyuncusuna romanı yüksek sesle okumak için günlerini harcamış. Filmin zorlu çekim sürecinin Hearts of Darkness: A Filmmaker’s Apocalypse belgeseline konu olduğunu belirtmeden geçmeyelim.


Alien 3 (1992)


Şu an sinema tarihinin en iyi yönetmenlerinden biri olarak kabul edilen David Fincher‘ın, sinema dünyasına adım attığı film olan Alien 3 de yapım aşaması sıkıntılı geçen filmlerden. Kulağa şaşırtıcı gelse de David Fincher, ilk uzun metrajında tökezliyor. Bunda projeden ayrılan Vincent Ward’un yerine geçmesi de önemli bir etken. Kendi dokunuşlarını filme yerleştirmek isteyen David Fincher, bu filmin serinin ilk iki filmiyle uyumlu olmasını isteyen stüdyoyla anlaşmazlıklar yaşıyor. Hatta bu anlaşmazlıklar Fincher’ın en sonunda filmi kurgu aşamasında terk etmesine kadar gidiyor. Fincher yıllar sonra verdiği bir röportajda “Kimse o filmden benim kadar nefret edemez, bugün bile kimse o filmden benim kadar nefret edemez.” diyerek ortaya çıkan işten ne kadar mutsuz olduğunu dile getirmişti.


Deliverance (1972)


1972 tarihli John Boorman başyapıtı Deliverance, çekim süreci korkutucu hikâyelerle dolu olan bir film. Jon Voight, Burt Reynolds, Ned Beatty ve Ronny Cox’un başrollerini paylaştığı filmde, yönetmen Boorman ve senarist James Dickey yumruk yumruğa bir kavgaya girişmişler. Boorman’ın oyuncuların performanslarını daha iyi hâle getirmek için aldığı kararlar da sette kaos ortamı yarattı. Kano gezisi olmak üzere filmde tehlikeli olarak gördüğümüz tüm o sahneleri oyuncular gerçekten de yapmışlar. Çekimler sırasında Burt Reynolds, kuyruk kemiğini kırmış. Jon Voight ise herhangi bir kablo kullanmadan kaya tırmanışını gerçekleştirmek için hayatını tehlikeye atmış. Bu sahne için yakın çekim kullanmak isteyen John Boorman, Jon Voight’un dublör kullanmasına izin vermedi.


Fantastic Four (2015)


2015 yılında vizyona giren yeni Fantastic Four filmi, kağıt üzerinde iyi fikirlerle donatılmış olmasına rağmen bunu hayata geçirmek konusunda sınıfta kalmıştı. Yönetmen Josh Trank, vizyona girdikten kısa bir süre sonra stüdyonun baskısından sonra kendi çektiği versiyonun filme alınmadığı, o versiyon üzerinden gidilseydi filmin harika eleştiriler alacağını savunmuştu. Aslında Josh Trank’in aklında, David Cronenberg’nin body horror filmlerinin ruhunu yakalayan bir Fantastic Four filmi çekmek istemiş, ancak gelen haberlere göre bu durum kasvetli bir ortamın yaratılmasına ve oyuncuların beklenen performansı verememesine neden olmuş. Fox, stüdyo ile yapımcı arasında kaos yarattığı bildirilen senaryoyu yeniden şekillendirmek için müdahale etmiş. Trank ise set ekibinden ve oyunculardan izole edildiğini, film için setin yakınlarında tuttuğu evin zarar gördüğünü belirtmişti. Yönetmen ile stüdyo arasındaki fikir ayrılıkları, ortaya hayal kırıklığı yaratan bir Fantastic Four filminin çıkmasına neden olmuştu.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL