DİZİ

Bir Aile Hikayesi!

Selma Karakaş Tutuş Bir Aile Hikayesi hakkında bir yazı kaleme aldı. Son zamanlarda, farklı platformlarda Tv dizilerine olumsuz eleştiriler görüyorum. Toplumda büyük tepki uyandıran (tecavüz, kadına şiddet, çocuk istismarı, hırsızlık..

Bir Aile Hikayesi!

Selma Karakaş Tutuş Bir Aile Hikayesi hakkında bir yazı kaleme aldı.

Son zamanlarda, farklı platformlarda Tv dizilerine olumsuz eleştiriler görüyorum. Toplumda büyük tepki uyandıran (tecavüz, kadına şiddet, çocuk istismarı, hırsızlık vs) olayların,  diziler sayesinde daha da artığını ve evlilik dışı ilişkileri özendirdiği için de aile kavramını yok saydığı yönünde Türk Tv dizilerine tepkiler yağıyor.

Aslında tepkiler yersiz sayılmaz. Çünkü ülkemizde hemen hemen herkesin popüler diye tanımlayıp; gününü, saatini, dakikasını kaçırmadığı bir veya daha  fazla dizisi var.  En önemlisi de insanların, kendini dizilerdeki karakterlerle özdeşleştirmeleridir. Dolayısıyla özdeşleşmeye çalıştığı karakterin davranışlarını taklit ettiklerini görüyoruz. Eğer bu karakter, psikolojik sorunları olan biri ve ailesiyle sorunlar yaşıyorsa; izleyicide onun gibi davranarak, hem kendine hemde çevresindekilere zor anlar yaşatıyor.

İşte bu noktadaki olumsuzlukları, hafifletmek amacıyla aile kavramını güçlendirecek dizilere ihtiyaç var. Yayındaki dizilerde bunu tam olarak hissetmesekte Bir Aile Hikayesi dizisi, bu arzumuzu bir nebze karşılıyor. Aile kurmak için bir araya gelen dört insanın mücadelesinin ele alındığı bu dizide, dikkatimi çeken olay ise otuz beş yaş kutlamalarında her birinin radikal kararlar alması. Bunu da ben şuna bağlıyorum; Cahit Sıtkı Tarancı’nın OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ’ndeki dizelerde, otuz beş yaşın, yolun yarısı ettiğini dile getirdiği gibi bu yaş itibariyle hayatımızda dönüm noktası dediğimiz karar alıyor olmamızdır. Belki bu kararlar, bir ikilemin içine sürüklüyor ve aile ile isteklerimiz arasında bir tercihe zorluyor olabilir. Ama aile bağı kuvvetliyse istekler ikinci plana itiliyor. Aslında Bir Aile Hikayesi’nde az olsa  umduğumuzu buluyoruz.

Dolayısıyla dizilerin, toplumu kötü davranışlara azmettirici konuları değil de toplumun yararını gözeten konuları ele alması gerektiğini düşünenlerdenim. Aksi taktirde herkes bir şeyler yazıp çizer ama; bireyi şiddete yönlendiren diziler yayında kaldığı sürece, geleceğimizi inşaa edecek gençlerimizin, ahlakî yapısının bozulmasına sebebiyet verir…

Selma Karakaş Tutuş

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL