Parayla Kendimize Hakaret Ettiriyoruz!
2 Eki, 2019 9:12 tarihinde eklendi

Parayla Kendimize Hakaret Ettiriyoruz!

Parayla Kendimize Hakaret Ettiriyoruz!

Gazeteci Ali Keklik Netflix’in o skandalına sessiz kalmadı.


İnternet hayatımıza girmesiyle birlikte artık en vazgeçilmezlerimiz arasında yerini almayı başardı. İnternetin yaygın hale gelmesiyle birlikte ise birçok uygulamayla tanışmış olduk. Bu uygulamalar bazen bizim faydamıza oluyor bazen ise modern kölelikten öteye gidemiyor. Özellikle son yıllarda TV izlemez ve izleyemez hale geldik. 2000 yılından sonra doğan kişilerin neredeyse tamamı TV izlemiyor. Bunun yerine internet üzerinden BluTV, puhu TV ve Netflix gibi mecralardaki dizi, belgesel ve sinema filmlerini izliyorlar.


Birçok genç ise sosyal medya mecralarında kim ne yapmışın peşinde konuşuyor. Ne yazık ki; araştırma, sorgulama dönemi bitti. Sosyal medyada kim ne söylese sorgulamadan inanmaya başlandı ve gerçeğin onlar için pek de önemli olmadığı bir çağ yaşıyoruz. Buna en büyük etkenlerden bir tanesi ise GDO’lu ürünler! GDO’lu ürünlerle beslenen gençlik kendi benliğini yitirmiş durumda. Bazı şeyleri hemen fark edemiyor veya hiç fark edemez acınası bir halde.


Geçtiğimiz günlerde Netflix’te yayınlanan bir dizide Türkiye aleyhinde bazı şeyler yaşandı. Suriye’deki bir MOSSAD ajanını konu alan The SPY dizisinin 4. bölümünde, duvara asılı bir bölünmüş Türkiye haritası olduğu görüldü. Bu skandal sonrası sosyal medyada bazı kişiler ayağa kalktı ama bu kısa sürdü. Çünkü ayakta bekleyerek diğer dizileri kaçırabilirdi onlarda bu riski almayarak seyirlerine devam ettiler. Öte yandan yine Netflix’te yayınlanan ’13 Commandments’ adlı dizinin ilk bölümünde de, cumhuriyetimizin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk vemevcut Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafları kullanılarak, Türkler ‘barbar’ ve ‘katil’ olarak gösterilmişti.


Maalesef ülkemizde de bir hayli kişi bu mecraya üye ve düzenli olarak her ay para ödüyorlar. Yani kısacası bunlara para verip kendimize hakaret ettiriyoruz. Bence bu olaylardan sonra ülkemizde Netflix üyesi kalmaması gerekiyor. Buna tümden bir tepki gerekiyor.


Netflix’e kısa bir göz attığımızda ise ReedHastings ve MarcRandolph tarafından 1997 yılında ABD ‘de bu şirketin iki ortak tarafından kurulduğunu görüyoruz. Netflix’in ise 2016 yılında tüm dünyada yayıldığı apaçık görülmekte. Yani organize bir şekilde tüm dünyayı sarmışlar. Bu konuda asıl Netflix destekçilerine baktığımızda her şeyin daha net görülebileceğini düşünüyorum.

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *